Bu sofranın diliSofra sözlüğü
Kayseri ağzında mutfak, kendi kelimeleriyle konuşur. Birkaçı hâlâ tezgâhta duyulur, birçoğu artık yalnız büyüklerin dilinde.
- Ağartı
- Süt ve sütten yapılan her şeyin ortak adı
- Ağız
- Yeni doğum yapmış hayvandan sağılan ilk süt
- Hakırdak
- Kuyruk yağı kavrulunca dipte kalan çıtır parçalar
- Tuluk
- Tereyağının saklandığı, kurutulmuş oğlak derisi
- Denk
- Pastırmalık etin ağırlık altında suyunu bırakması
- Etlik
- Etin asılıp kuruduğu, sonbahar ayazıyla açılan mevsim
- Tokana
- Geleneksel Kayseri evinde mutfağın adı
- Zerzembi
- Mutfaktan inilen, kışlığın saklandığı serin kiler
- Hazın
- Sonbaharda toplanıp kışa saklanan yiyeceklerin tümü
- Alamet
- Bağ mevsimi biterken, şehre dönülecek son gece yakılan ateş
- Cansuyu
- Mantı ve çorba pişince şişmesin diye üstüne dökülen soğuk su
- Uğra
- Hamur açarken altına üstüne serpilen un
- Beze
- Açılmaya hazır, küçük elma büyüklüğünde hamur parçası
- Hapan
- İki avucun birleşince aldığı miktar; el kadar ölçü
- Özeme
- Yoğurdu ya da pekmezi azar azar suyla ezip kıvama getirmek
- Geberyatlık
- Gece geç saatte yenen atıştırmalık
- Aşlık
- Selçuklu evinde yemek pişirilen oda
- Balbaşı
- Beyaz pekmezin en iyisi